Hangisi daha avantajlı: Dizel mi, benzinli mi?

Hangisi daha avantajlı: Dizel mi, benzinli mi?

Antalyayı Karış karış gez

  • Oymapınar Gölü: Gölde tekne turu ve çevresinde dağ ve orman gezileri de yapabilirsiniz. kendinize hazırlamış olduğunuz ortama göre etkinlik düzenleyebilir arkadaşlarınızla piknik dahi yapabilirsiniz.
  • Kaputaş Plajı:  Antalya’nın en güzel ilçelerinden olan Kaş ile Kalkan arasındaki sahil yolu üzerinde ‘Kanyon ağzı’ olarak tanımlanan, yer altından akan suyun deniz kıyısında kumlar arasından süzülmesi sonucu suyu genel olarak serin ve turkuaz renginde bir plaj olarak biliniyor.
  • Arykanda Ören Yeri: Antalya sadece Gece hayatı, Güneş ve deniz için gidilebilecek yerler haricinde tarihi kalıntılar gibi bir çok esere de ev sahipliği etmekte. Türkiye’de bulunan Antik kent listesine Arykanda ören yeri’de ekli olup, ziyaretçiler bakımında hem yoğun ilgi görmekte hemde oldukça keyifli zaman geçirmenize ortam sağlamaktadır.
  • Gökbük Kanyonu: aynı ismi taşıdığı köyün içerisinde bulunur. Kanyonda, nesli tükenmekte olan yabani hayvan ve birçok endemik bitki türleri görülmektedir.
  • Manavgat Şelalesi: Yaklaşık 5 metrelik bir falezden aşağıya dökülmesi doğrultusunda meydana gelmektedir. Şehrin gürültüsü ve kalabalığından sıkılanlar bu alana gelip piknik yaparken bir yandan da şelalenin güzelliğine şahit olabilir.
  • Dim Çayı: Kestel veya Tosmor yol ayrımından kuzeye doğru gittiğinizde yolun sağında ve solunda piknik alanları göreceksiniz. Özellikle alabalık yemek istiyorsanız, Dim Çayı’nın üst piknik alanlarına gitmeniz gerekiyor. Burada suyun içine atılan masalarda, bir yandan ayaklarınızı serinletirken diğer yandan yemeğinizi yiyebilirsiniz.
  • Karaalioğlu Parkı: Antalya’da, Akdeniz’in, Konyaaltı sahilinin ve muhteşem Beydağları manzarasının yeşil alan içinde izlenebildiği en iyi yerlerden biri olan Karaalioğlu Parkı, kent merkezinin en önemli dinlenme ve mesire alanıdır. Park yaklaşık 145 bin metrekarelik bir alana yayılmaktadır.
  • Konyaaltı Plajı: Şehir merkezinin batısında, Konyaaltı ilçesinin Akdeniz sahilinde yer alan Antalya’nın en önemli ve popüler plajı. Falezlerin kayalıklarından Antalya Limanı’na kadar uzanan 7 km uzunluğundaki çakıllı bir sahil olan Konyaaltı Plajı’nın 4,5 km uzunluğa ve 70 m genişliğe sahip kısmı mavi bayrak unvanına sahip halk plajını oluşturuyor. Ücretli ve ücretsiz bölümlerin bulunduğu Konyaaltı, antik devirlerde dağlık alanda yaşayan Termessosluların kullandığı liman kenti Olbia’ya da ev sahipliği yapıyor.
  • Altınbeşik Mağarası: Altınbeşik ülkemizin milli parklarından bir tanesidir.Mağaranın bir diğer ismi Düdensuyu mağarası olarak da bilinmektedir. Mağara Türk Turizmine ve tarihimize kandırılması son derece yakın bir zamanda yani 1995 yılında gerçekleşmiştir.  Mağara ilk girişinden itibaren 125 metre uzunluğundaki gölle başlar. Mağaranın iç kısmına bot kullanılarak gidilebiliyor.Gölün sonunda ise yer yer traverten oluşumları vardır. Gölün sonundaki traverten oluşumlarından sonra 44 metrelik bir traverten oluşumunun üzerinden ikinci kata çıkılıyor ve orada 130 metre uzunluğunda bir göl daha vardır,bu göl ilk göre göre daha sığ durumdadır.
  • Adrasan Koyu: Yörenin yoğun yaşanmış tarihine gelecek olursak, Helenistik çağın izlerini Adrasan’ın her yerinde görebilirsiniz ve çevre beldelere çok kısa mesafede bulunan antik kentleri ilgi ve hayranlıkla gezebilirsiniz.
  • Aspendos Antik Kenti: Antik kentleri ile meşhur olan Antalya, bölgedeki birçok tarihi yapı ile ziyaretçilerin dikkatini çekmektedir. Serik ilçesinde yer alan Aspendos ise, bir adet anfi tiyatrosu bulunan değerli antik kentlerden biridir.
  • Yanartaş: Kayaların arasından yükselen Yanartaş’ın alevleri 100 yıldır yanıyor. Sonsuz Ateş’ olarak da anılan ve doğal bir ateş kaynağına sahip Yanartaş, Anadolu’nun mucizevi doğal güzelliklerinden biri. Beydağları Milli Parkı içerisinde, Çıralı ve Olimpos Tepelerinde, deniz seviyesinden 230 metre yükseklikte yer alıyor. Chimaera’dan yükselen alevler denizden dahi görülüyor.
  • Rhodiapolis Antik Kenti: Antalya’nın Kumluca ilçesi, Sarıcasu Köyü yakınında bir tepe üzerinde yer alan Rhodiapolis, isminden dolayı Rodoslular’ın kurduğu bir şehir olarak kabul edilir. Çok yakınında bulunan Gagai, Phaselis, Korydalla ve Olympos gibi bölgedeki pek az Rodos kolonisinden birisidir.
  • Oyuncak Müzesi: Çocuklarınıza müzeyi gezdirirken siz de çocukluk yıllarınıza gidecek, yıllar önce zevkle oynadığınız oyuncakları ya da en sevdiğiniz çizgi film kahramanlarını bulacaksınız. Yani sadece çocuğunuz için değil sizler için de çok eğlenceli bir gezi olacak. Saat 18:00’da kapanan müzeye oldukça fazla vakit ayırmanız gerekecek. Bunun nedeni de yazının başında söylediğim gibi dünyanın en kapsamlı müzelerinden birisi.
  • Side Antik Tiyatrosu: 20.000 seyirci alabilecek büyüklükte olan Side Tiyatrosu’nun mimarlık tarihi açısından önemi; diğer Roma tiyatroları gibi dağ yamacına değil, kemerli mekanlar üzerine kurulmuş olması. Cavea, oskestra ve scene olmak üzere üç bölümden oluşan tiyatro, Pamphylia tiyatroları içinde en büyük ve anıtsal olanı.
  • Likya Yolu: Türkiye’nin muhteşem doğası ile baş başa kalacağım bir yürüyüş yapıyorum. Likya Yolu, yürüyüşlerin şahıdır. Hatta tam olarak yürümek eyleminin sanata dönüştüğü yerdir. Dünyaca ünlü yürüyüş parkurları arasında yer alan Likya Yolu, her zaman uzak durduğum klişe sözlerden biri olan ‘ölmeden önce yapılacaklar listesi’ni gerçeğe dönüştürüyor.
  • Köprülü Kanyon: Köprülü Kanyon, milli park olarak ilan edilen bir doğa harikasıdır. Kanyonun içerisinden dünyaca ünlü olan Köprüçay ırmağı geçmektedir. Bölge, her yıl Dünya’nın dört bir yanından turist çekmektedir.
  • Selge Antik Kenti: Köpsrülü Kanyon’nun Oluk Köprü mevkinden Selge Antik Şehri (Altınkaya Köyü) sapağından 11 km uzaklıktadır. Dağlara tırmanarak antik şehre ulaşan bu yol özel servi ormanları, peribacaları, adam kayaları, şeytan kayaları ilginç yeryüzü şekilleri ve zakkumları ile çok özel bir manzaraya sahiptir. Olukköprü’den Selge’ye çıkıldığında yazın hava sıcaklığı 10 derece düşmektedir.
  • Saklıkent Kayak Merkezi: Antalya gibi sıcak bir şehrin hemen yanı başında yer alan Saklıkent kayak merkezi Türkiye’nin doğal güzelliklerinin apayrı bir yanını yansıtmaktadır. Antalya’ya 1 saatlik bir mesafede yer alan konumu sebebiyle günde birkaç mevsim yaşanabilmektedir.
  • Termessos Antik Çağı: Termessos, Türkiye’nin en iyi korunmuş antik şehirlerindendir. Antalya’nın 30 kilometre kuzeybatısında, Korkuteli yolu üzerinde yer alır. Deniz seviyesinden ortalama 1.150 metre yükseklikte, Güllük Dağı’nın güneybatısında doğal bir platform üzerine kurulmuştur. Birçok vahşi bitkinin arasında saklanmış ve sık çam ormanlarıyla sınırlanmıştır. Termessos’un, huzur veren ve el değmemiş görünümüyle diğer antik şehirlerden daha farklı ve etkileyici bir havası vardır. Doğal ve tarihi zenginliklerinden ötürü, şehir adını taşıyan Milli Park kapsamına alınmıştır.
  • Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı: Antalya Aksu ilçe sınırları içerisinde, kent merkezinden 22 km uzaklıkta yer alan, Anadolu’nun doğal güzelliklerinden biri. 18 metre yükseklikten dökülen ve küçük şelaleciklerle birbirine bağlı 7 küçük göletten oluşan Kurşunlu Şelalesi 2 km’lik bir kanyonun içinde kalıyor.
  • Güver Uçurumu: Akdeniz’in bitki örtüsünün tüm özelliklerini taşıyan,gezme-yürüme şansı bulunmayan, içinde; maki, ardıç, meşe, pırnal meşesi, sakız, keçiboynuzu ve funda gibi ağaç ve çalı topluluklarını bünyesinde barındıran kanyon üst taraftan seyredilebilmektedir. Kanyonun içinden akan çay, Konyaaltında Boğa Çayı olarak Akdeniz’e dökülmektedir.
  • Minicity: Antalya’nın yeni gözdesi, eğlence ve kültür merkezi, antik çağlardan günümüze binlerce yıllık Anadolu uygarlıklarının en seçkin mimari eserlerinin minyatürleri sizi bekliyor. Minicity’deki minyatürler titiz araştırmalar, rölöve ve fotoğraflama çalışmaları sonucunda yaratıldı. Orjinallerinin 1/25 oranına küçütülen eresler, uzman maketçiçlerin sabırlı ve titiz çalışmaları sonucunda şekillendi. Anadolu uygarlıklarının eşsiz eserlerinin bir araya geldiği Minicity’de gezerken, zaman içinde de yolculuğa çıkacak, Türkiye’nin zengin tarihini yeniden keşfedeceksiniz.
  • Antalya Müzesi: 1922 yılında öğretmen Süleyman Fikri Erten tarafından 1. Dünya savaşından sonra bölgeye gelen işgal güçlerinin yağmasından kurtarılan eserlerin korunması amacıyla kurulmuştur. İlk olarak Kaleiçi’nde bulunan Alaaddin Cami’de daha sonra Yivli Minare Cami’de yer alan Müze, 1972’de bugünkü binasına taşınmıştır.
  • Düden Şelalesi: Antalya’nın enfes güzelliklerinden birisi Düden Şelaleleri. “Şelaleleri” dedik zira kaynağını Kepez Hidroelektrik Santralinden alan Düden Çayı, iki kola ayrılır ve bu iki koldaki şelaleler de Akdeniz’e dökülür.
  • Antalya Hayvanat Bahçesi: 1989 yılında Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde temelleri atılan Antalya Hayvanat Bahçesi, bugün ülkemizde en geniş alana yayılan hayvanat bahçesi olmasa da, hayvanlar için sağlanan doğal ortam şartları göze alındığında en başarılılar arasında belki de liste başı.
  • Antalya Akvaryum: Kar dünyası olarak ifade edilen yer, 1500 m2’lik kapalı alana sahip olan ve ülkemizin en eğlenceli kar etkinliklerinin düzenlendiği ortamlar arasında gelmektedir.
  • Alanya Kalesi: Ülkemizin güzide tatil şehri Antalya’nın ve Alanya ilçesinin simgesi olan Alanya Kalesi, denizden yaklaşık olarak 250 metre yüksekte ve surlarının uzunluğu ise 6,5 kilometredir.
  • Elmalı Müzesi: Elmalı Müzesi 1941 yılında inşaa edilen eski hükumet konağı ve bahçesinin yeniden düzenlenmesi ile oluşturulan binada hizmet vermektedir.
  • Folklorik Yörük Parkı: Yörük Parkı tamamen Devlet Ormanı ve Milli Park statüsündeki yarımada Küçükburun üzerinde kuruludur. Yat Limanı yanında yer alan bu alanda temalı park ve yaşayan açık hava folklor müzesi işlevi ve konsepti ile hizmet vermektedir.
  • Yivli Minare Külliyesi: Antalya Kalekapısı semtinde bulunan ve çok sayıda Selçuklu yapıtından oluşan eserler topluluğudur.
Top